29 Temmuz 2013 Pazartesi

Arınç'ın en zor görevi



Başka çare kalmadığı için bu yola girdik!

İDRİS GÜRSOY
     Bülent Arınç, sohbetin ramazanın ruhuna uygun olmasını diledi başta. Biraz soluklanmak, kim bilir dertleşmekti amacı. Ancak kalemleri defterleri, teypleri masada görünce, ‘silahlarınızı çıkardınız, siz de haklısınız, ekmek parası peşindesiniz.’ demekten kendini alamadı. Gündem sıcaktı. Birkaç saat önce başbakanlıkta Beşir Atalay başkanlığında bir çözüm süreci zirvesine katılmıştı. Geçen hafta iftarda buluştuğumuz Arınç,  PKK’dan, başbakanla arasının nasıl olduğuna kadar pek çok soruya ‘hükümet sözcüsü’ sıfatı ile dikkatli ve özenle kurduğu cümlelerle cevap verdi.
      Gezi olaylarından sonra başbakanla tartıştığı ve hatta istifa ettiği haberlerini bir kez daha yalanladı. “Ancak gerginlik derseniz, hepimiz tef gibi gerginiz, inşallah Türkiye normal günlere kavuşur”, dedi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın bu soruya cevap verirken AK Parti’nin Milli Görüş’ten gelen bir çalışma disiplinine dikkat çekmesi ilginçti: “Hepimiz farklı karakterlerde, özelliklerde insanlarız, görüşlerimiz de farklı olabilir. Toplantılarda herkes kendi düşüncesini dile getirir. Evet efendimci, sepet efendimci hiç olmadım. Ancak alınan karar kendi görüşlerime uymuyorsa da ona uydum.”         
      Arınç, Suriye’deki gelişmelerle ilgili bir soruyu Dışişleri Bakanı’na bıraktı. Çözüm süreci ile ilgili açıklamalarda bulundu. Terör örgütü ile görüşülerek bazı demokratik adımların atıldığı haberlerinden rahatsızlığını dile getirdi;  “Bir pazarlık söz konusu değil. Son kongrede 66 maddede söz verdiğimiz demokratikleşme adımlarını atmaya kararlıyız.” diye sürdürdü sözlerini.   Yeni demokratikleşme paketi son bir kere daha ele alınıp netleşecek. Önümüzdeki yasama yılının başlayacağı ekimden itibaren bazı yasa değişiklikleri parlamento gündemine gelecek. Peki yeni paketde neler var? Arınç sır vermedi ancak sızan bilgilere göre; uzun tutukluluk sürelerinden, şiddete bulaşmamış PKK’lıların durumuna, yerleşim birimlerine Kürtçe isimler konulabilmesinden kamuda kıyafet serbestisine ve cemevlerine inanç kültür merkezi statüsü verilmesine kadar pek çok düzenleme masada. Elbette son şeklini Başbakan Tayyip Erdoğan verecek.
       Terör örgütünün şehirlerde kolluk güçleri kurma çabası, yol kesip kimlik sorması ve tabii dağa çıkışların sürmesine ne diyor? Bunların daha önceki dönemlerde de yaşandığının altını çizdi Arınç.  Karakol baskınları ve cinayetlerin olmamasını olumlu bir gelişme olarak gösterdi: “Dağa katılım yüksek değil. Katılım başka amaçlı. Gelecek kaygısı için insanlar çıkıyor. Biraz daha nitelikli elemanlar” dedi. 30 yıldır akan kanın durdurulması için alınan riski; “Çok zor ve neticesinden yüzde yüz emin olmadığımız bir işe başka bir çaremiz kalmadığı için veya denenmesi gereken bir yol olarak bu yola girdik.” sözleri ile anlattı.  
          Uzun sohbetten birkaç not daha; 1 Ekim’den önce Meclis’in toplantıya çağrılması gündemde değil. Önümüzdeki dönemde yasama çalışmaları biraz arka planda kalacak ve seçim 2014’ten itibaren ülke seçim atmosferine girecek. İsrail’le Mavi Marmara konusundaki görüşmeler ilkesel sebeplerden tıkandı. Suriye’ye müdahale düşünülmüyor.
        Peki yeni anayasa konuşulmadı mı? “Seçim kanunu değişebilir, baraj düşebilir. İnşallah sonu yeni anayasaya benzemez.” Uzun sohbette anayasa çalışmaları işte bu cümle içinde bu kadar geçti.
       Arınç , Hukuk Fakültesi mezunu. Üniversite yıllarından itibaren siyasetin içinde. Gençlik Kolları Başkanlığı ve İl Başkanlığı görevlerinden sonra Refah Partisi’nden milletvekili (24 Aralık 1995) seçildi. Manisa’da uzun yıllar avukatlık yaptı. 18 Nisan 1999 seçimlerinde Fazilet Partisinden  milletvekili seçildi. 28 Şubat’ı bütün şiddeti ile yaşadı. Manisa’daki evi jandarma tarafından aranmak istendi.  Fazilet Partisi´nin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasından kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi´nin üç önemli isminden biri oldu. 2007’de Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığına aday gösterilip seçilmesinde etkin rol oynadı.  Çukurambar’da evinin önünde istihbarat yapan bazı rütbeliler gözaltına alındı. Suikast listelerinde adı geçti. 60. hükümette başbakan yardımcılığı ve hükümet sözcülüğü görevini yürütüyor. ABD seyahatinde başbakan adına Fethullah Gülen Hocaefendi ile görüştü. Partinin vicdanı olarak biliniyor.  Üçüncü dönemi ve parti tüzüğüne göre gelecek seçimlerde aday olamayacak. Arınç, sık sık siyasette son günlerini yaşadığına da atıfta bulunuyor. “En zorlandığım görev hükümet sözcülüğü oldu. Elim ayağım birbirine dolaşıyor.” diyor.