19 Eylül 2011 Pazartesi

DARBENİN ŞAHİTLERİ/ BASINDA YANKILARI

İDAMLAR VE İSMET PAŞA
STAR GAZETESİ, TAHA KIVANÇ, 19 EYLÜL 2001

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “İsmet Paşa idamların durdurulması için mektup yazmıştı” demiş... Bunu daha önce de söylemişti Kemal Bey; bu defa Menderes, Zorlu ve Polatkan’ın idamlarının 50. yıldönümü vesilesiyle tekrarlamış...


Doğru; öyle bir mektup var. İdamlardan üç gün önce yazmış İsmet Paşa o mektubu. Milli Birlik Komitesi’nden (MBK) Yassıada Mahkemesi’nin idam kararlarından üçüne onay çıkınca, İsmet İnönü, “Medeni dünyada siyasilere idam cezası kalmadı; millet infazları aşırı bulur, müteessir olur; ordunun adı karıştığı için, halkta, orduya karşı deva bulmaz bir kırgınlık yaratır” diye özetlenebilecek bir mektup yazmıştı.
İsmet Paşa halkı tanıyormuş gerçekten... Kırgınlık hâlâ geçmedi baksanıza...
Bedii Faik, anılarında (4. cilt, s. 29), Yassıada’yı halka şirin göstermek için Ordu Film Merkezi’ne çektirilen propaganda filminden de söz eder. Gen. Kenan Esengin gibiler, “Şu DP’liye tokat attım, bunu tekmeledim” diye övünürlermiş; senaryoda ise sanıklara ne kadar müşfik davranıldığı anlatılmaktaymış...

Çekmişler filmi, sinemalarda gösterime sokmuşlar da... Ancak ‘propaganda’ amaçlı filmin tersine bir propaganda doğurduğunu fark etmiş askerler... İzleyiciler, büyük bir cesaretle, özellikle Menderes görününce, alkışlıyormuş çünkü...

Taha Akyol’un Aydın Menderes’le gerçekleştirdiği söyleşi şu yakınlarda ki
kİtaplaştı (Doğan Kitap). Aydın Bey, idamlardan bir gün önce annesiyle İsmet İnönü’nün evine gidişlerini de anlatıyor orada. İsmet Paşa’nın gözpınarlarında yaş görmüş. Askerler için, “Bunlar zıvanadan çıkmışlar, ne yaptıklarını bilmiyorlar” gibi sözler sarf etmiş o gün CHP lideri...
Fetvalarıyla askerlere yön veren hukuk profesörlerinin “Yargılamazsanız, darbenizin meşruiyeti gider” görüşüyle başlatılan Yassıada Mahkemesi, ‘bebek davası’, ‘tazı davası’ gibi komikliklere sahne olduktan sonra, ‘anayasayı ihlâl davası’ kapsamında idam cezaları vermişti. Ordu içindeki cuntalar, yüreği yufka birkaç MBK üyesi üzerinde, “İdam etmezseniz, yapılanlar boşa gider” baskısı uygulayarak infazları yaptırdılar.
İsmet Paşa’ya rağmen mi?
Anlatımının bir yerinde (s. 55), Aydın Menderes, biraz önce gözpınarlarında yaş gördüğünü söylediği İsmet İnönü için halkın şu tespitini pay
laşıyor: “İsmet Paşa istese, 27 Mayıs da önlenebilirdi, idamları da önleyebilirdi diye düşünen Türkiye’de o gün de bugün de birçok insan olmuştur.”

MBK’ya prensip ayrılığı sebebiyle girmeyen, ancak hayatı boyunca 27 Mayıs kadrosundan biri muamelesi gören (Albay) Ertuğrul Alatlı da aynı kanaatteydi; bunu bir zamanlar kendisiyle yaptığım söyleşilerde sözünü hiç sakınmadan anlattı da. Vaktiyle bana anlattıklarını, çok kapsamlı bir söyleşide, İdris Gürsoy’a da tekrarlamış...
Gürsoy’un yeni çıkan ‘Darbenin Şahitleri’ adlı (Kaynak Yayınları) kitabında (s. 75 vd) yer alıyor bu tanıklık:
“1950 seçiminde Meclis’teki tablo tersine dönmüş, ekseriyet DP’ye geçmişti. CHP bu gelişmeyi hiçbir zaman içine sindirememiş, bitmez tükenmez siyasi çekişmelerin temeli böyle atılmıştı. İnönü, 1954’te de çok ümitlenmiş, ama yine yanılmıştı. 1957 seçimlerinde kazanacağından şüpheye düştüğü için, bu kez ordu içindeki bazı cuntalara kanca atmıştır. Nitekim ‘9 Subay’ olayının Halk Partisi ve İsmet Paşa ile yakın ilgisi vardır. İsmet Paşa haberdardır.”
Ordudan istifalar olur 27 Mayıs’ın hemen öncesinde. Ertuğrul Alatlı, “İstifa mektuplarını CHP’liler yazdı” diyor ve isimler de veriyor. Bir iddiası daha var: “Kızılay’daki meşhur öğrenci eylemi CHP organizasyonuydu...” İhtilâlden sonra DP’yi askerlerin değil, kumpas kuran bazı CHP’lilerin kapattığını anlatıyor...

Alatlı “İsmet Paşa idam edileceklerini biliyordu” kanaatinde. İnfazlardan aylar önce (6 Haziran’da) oğluna yazdığı mektupta, MGK üyelerini kast ederek, “Bunlar bu adamları asacak” demiş... Bu yüzden “Nereden biliyordu?” diye soruyor Alatlı...
Kemal Kılıçdaroğlu bu sorunun cevabını biliyor mudur?



1 yorum:

Yılmaz Dönmez dedi ki...

Yazı 2011 tarihli olmalı. Bir hata var mı?