18 Mayıs 2011 Çarşamba

NE SAĞCI NE SOLCU ABİM ULUSALCI

Mehmet Haberal ilkokul ve liseyi Zonguldak’ta okumuş da olsa 50 yıl önce ayrıldığı şehre yabancı. Osman Haberal’ın anlatımına göre Mehmet Haberal CHP’li de değil. Kardeşi, “Abim ne sağcı ne solcu. O ulusalcı.” diyor üstüne basarak

İDRİS GÜRSOY, ZONGULDAK

Zonguldak’ın Soğuksu semtinde Haberal Ekmek Fabrikası’nın hemen yanında Mehmet Haberal’ın seçim bürosu var. Prof. Dr. Mehmet Haberal ismi bu büronun girişine yazılmış, CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu ismi ise kendine alt sıralarda yer bulmuş. Siyah takım elbiseli gençler kapının önünde âdeta nöbet tutuyor; içeri adım atınca, bir stant ve başında bekleyen kızlar karşılıyor. Bir kliniği hatırlatan ofisteki görevlilere; “CHP’den çok mu çalışıyorsunuz?” deyince, “Evet” diyorlar. Masaların üzerinde ‘Suçum Ne?’ isimli Mehmet Haberal’ın Ergenekon davasındaki sözlü savunması duruyor. Haberal ile ilgili DVD, broşür ve fotoğraflar da gelenlere ücretsiz dağıtılıyor.



Zonguldak’ta bir AK Parti, bir CHP, bir de Mehmet Haberal var. İşçi şehrinde Haberal sanki CHP’den bağımsız, ayrı bir kampanya yürütüyor. Kendi adına hazırladığı propaganda araçlarında altı ok ve Kılıçdaroğlu’na pek rastlanmıyor. Seçim bürosunda olduğu gibi seçim araçlarında da Haberal ön planda. Zonguldak’taki fotoğrafa bakıp CHP’nin genel başkanı kim diye sorulacak olsa; Mehmet Haberal denebilir.



Seçim bürosunun önünde Osman Haberal bir sigarayı söndürüp öbürünü yakıyor. O, kendisinden üç yaş büyük ağabeyi Mehmet Haberal’ın seçim kampanyasını yürütüyor. Ağabeyine benzerliğiyle dikkat çeken Osman Haberal, “Rektörü burada ben temsil ediyorum.” diyor. Osman Haberal’ın, ağabeyi adına Zonguldak’ta yürüttüğü kampanyada bu seçim bürosunun yanı sıra sokakları dolaşan Mehmet Haberal plakalı 50 araç dikkat çekiyor. “Seçime kadar sürprizlerimiz var, bekleyin göreceksiniz.” diyor Osman Haberal. Başkent Hastanesi sağlık ekipleri köy köy dolaşıp sağlık taraması yapacakmış mesela.



Zonguldak’tan aday gösterilen Mehmet Haberal’ın ismi şehirde biliniyor ancak kendini gören pek yok. Yıllar önce Zonguldak’tan ayrılan Haberal için tecrübeli yerel bir gazeteci “20 yıldır hiç elini sıkmadım.” diyor. Fırının bulunduğu sokaktaki esnaf da Mehmet Haberal’ı hiç görmemiş. Kardeşinin dediğine göre, sadece bayramlarda geliyormuş. Rizeli olduklarını hatırlatınca Osman Haberal “20 yıldır ülkeyi Rizeliler yönetiyor.” diyor.



Mehmet Haberal Rize’nin Pazar ilçesi Şubaşı (Haçapit) köyünde 29 Ekim 1944’te doğmuş. Babası Yaşar Ali Haberal (83 yaşında öldü) Zonguldak’a taşınmış, fırıncılık yaparak geçimini temin etmiş. 1988-95 yılları arasında da Zonguldak Ticaret Odası Başkanlığı yapmış. Osman Haberal’ın verdiği bilgiye göre aile CHP’li. “Babam Zonguldak’ta üç CHP’liden biriydi.” diyor. Yaşar Ali Haberal’ın partinin bütün kademelerinde hizmet verdiğini anlatıyor. Mehmet Haberal ise 1954 yılında Zonguldak Gazi İlkokulu’nu, 7 yıl sonra da aynı şehirdeki Mehmet Çelikel Lisesi’ni bitirmiş. Haberal’ın seçim bürosunda vatandaşlara dağıtılan Bütün Dünya dergisinde, “Bir zamanlar milletvekili seçilebilmek için…” isimli makalede 100 yıl önce milletvekili seçilmek için gerekli şartlar sayılıyor. “Milletvekili adayı, aday olacağı şehirde uzun süreli yaşamış olmalı, halkın mizacını iyi bilmeli. Bir şehirde oturmamış veya gideli uzun zaman olanların iyi olup olmadığı bilinemez.” maddesi 1961 yılında Ankara Hacette Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne giden ve Zonguldak’ta yaşamayan Haberal’ın bu şarta uygun olmadığını gösteriyor.



Haberal, ilkokul ve liseyi Zonguldak’ta okumuş da olsa 50 yıl önce ayrıldığı şehre yabancı. Babası CHP’li olmasına rağmen, Osman Haberal’ın anlatımına göre ağabeyi CHP’li de değil. Kardeşi, “Abim ne sağcı ne solcu. O ulusalcı.” diyor üstüne basarak. Zaten Süleyman Demirel ve Kılıçdaroğlu’ndan aynı övgüleri alması da tesadüf olamaz. Seçim broşürlerinde bu övgüler ilk sayfalarda kendine yer buluyor. Demirel’in Haberal’la ilgili “Benim onurumdur, bizim onurumuzdur, Zonguldak’ın onurudur ve Türkiye’nin onurudur.” sözüne dikkat çekiliyor. 13 Nisan 2009’da Ergenekon şüphelisi olarak gözaltına alınan Haberal’ı Silivri’ye uğurlamak üzere havaalanına kadar giden Demirel’in açıklamalarının neredeyse aynısını CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu yapıyor: “Haberal bizim, Zonguldak’ın, Türkiye’nin onurudur.”



Seçim çalışmalarını yürüten kardeşi, Süleyman Demirel-Mehmet Haberal ilişkisinin çok köklü olduğunu ve eskiye dayandığını anlatıyor: “Demirel, abime 1991 seçimlerinde Rize’den aday olmasını rica etti. Aday oldu. Bu seçimlerde kendisini destekliyor.” “Demirel seçim çalışmaları için Zonguldak’a gelecek mi?” sorusuna Osman Haberal hemen karşı çıkıyor: “Hayır! Ne işi var Demirel’in Zonguldak’ta?”



Mehmet Haberal gözaltına alındıktan 4 gün sonra tutuklandı ancak aynı gün kalp rahatsızlığı gerekçesiyle İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü’ne yatırıldı. 2 seneye yakın hastanelerde kalan Haberal’ın Silivri Cezaevi’nde geçirdiği gün sayısı çok az. Hastanede kaldığı 304 numaralı odaya çok yakın yere (Bakibey Sokağı) bir ofis açıldı. Bu ofiste Haberal’ın adamları ve yeğenleri, tıpkı seçim bürosunda olduğu gibi sürekli nöbet hâlindeydi. Haberal’ın kebap siparişi verdiği, odasına laptop aldırdığı bilgileri daha sonra ortaya çıktı. Hastanenin etrafındaki ofis şimdi Zonguldak’a taşınmış görünüyor.



Ağabeyinin seçim çalışmalarını sürdüren Osman Haberal, Zonguldak’ta müteahhitlik yapıyor. Haberal ekmek fırınlarını işletiyor. Aynı zamanda Başkent Üniversitesi’nin mütevelli heyetinde. Ağabeyinin suçsuz olduğuna inanıyor. “Milletvekili adayı olmasının tutuklanmasıyla ilgisi yok.” diyor. Haberal hakkındaki iddialara cevap olarak parasız dağıtılan “Suçum Ne?” kitabını okumamızı istiyor.



CHP listesinde birinci sıradan aday gösterilen Haberal, Meclis’e gidebilecek mi? Beş ismi milletvekili olarak 12 Haziran seçiminde Meclis’e gönderecek Zonguldak’ta CHP’nin iki milletvekili çıkaracağı tahmin ediliyor. “Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla Ergenekon tutuklusu olan Haberal’ın yeri garanti. “İyi bir liste olsa CHP Zonguldak’tan daha fazla milletvekili çıkarabilirdi.” diyenler de var. Haberal’ın CHP adaylığı, merhum Başbakan Bülent Ecevit’in seçim bölgesinde büyük rahatsızlığa sebep olmuş. Recai Birgün’ün iddiaları gündemden düşmüyor. Ecevit’e Haberal’ın hastanesinde iş göremez raporu verilmek istendiği dilden dile konuşuluyor. Parti tabanı ve teşkilatlarında da tepkiler var. Kılıçdaroğlu’nun 25 Nisan’daki Zonguldak mitinginin bu yüzden sönük geçtiği söyleniyor.



Başbakan Tayyip Erdoğan ise Kılıçdaroğlu’ndan 12 gün sonra, 7 Mayıs’ta Zonguldak mitingini yaptı. Başbakan’ın Haberal’ın Zonguldak’tan adaylığını nasıl değerlendireceği merak ediliyordu, çünkü Haberal Zonguldak ile özdeşleşmiş merhum Başbakan Bülent Ecevit’e iş göremez raporu vermekle suçlanıyordu. Bu iddiaları Ecevit’in DSP’li yakın çalışma arkadaşları ısrarla gündeme taşıyor. Zonguldak’ta Kılıçdaroğlu’nun mitinginden daha kalabalık kitleye hitap eden Erdoğan, Haberal’ı DSP eski Genel Başkanı Zeki Sezer’in sözleriyle vuruyor: “Ecevit hayattayken üzerine beton döküp gömmek istediler, şimdi ölüsünün üzerine beton dökmek istiyorlar.”



12 Haziran’da Kemal Kılıçdaroğlu en önemli sınavına çıkıyor. 13 Haziran’dan itibaren, CHP’nin aldığı sonuç ne olursa olsun Mehmet Haberal’ın muhtemelen başını çektiği Demirel çizgisindeki milletvekilleri CHP’ye damgalarını vurmak isteyecek. CHP’nin etkili isimlerinden Fikri Sağlar, “CHP ve diğer partiler üzerinden taşınan milletvekilleri ile Doğru Yol Partisi’nin Meclis’te yeni bir parti olarak ortaya çıkacağını görüyorum.” diyor. Haberal ile birlikte Demirel’e yakın 18 ismin partide olduğu söyleniyor. Zonguldak’ta CHP’den bağımsız bir seçim kampanyası yürüten Haberal partide bu çizgisini devam ettirmek isteyebilir. Bir dönem ismi cumhurbaşkanı adayı olarak geçen Haberal’a şimdiden CHP’nin bir numaralı koltuğunun da tahsis edilebileceği iddiası Zonguldak’tan hiç de boş görünmüyor. Bakalım, 13 Haziran’da Kılıçdaroğlu’nda, Haberal’a kılıcını çekebilecek hâl kalacak mı?



Hiç yorum yok: